Yeme Bozukluklarıyla Başetme Yöntemleri

7

YEME SORUNLARIYLA BAŞETME YÖNTEMLERİ

Son yıllarda yapılan çalışmalarda, çocuklarda meyve ve özellikle sebze tüketiminde artış sağlanırsa ileriki yaşlarda ölüm, kalp damar hastalıkları ve kanser görülme sıklığında azalma olduğu görüldü. Ama hazır meyve sularıyla aynı sonuç elde edilmedi. Bu da bize gösteriyor ki çocukları besleme yöntemimiz hem yakın dönemde hem de ileriye dönük sağlıklarında büyük bir etkiye sahip. Peki çocukların meyve ve sebzeyi sevmesi nasıl sağlanabilir? Yine yapılan çalışmalar gösteriyor ki bir çocuğa, ek gıdaları başlama sürecinde meyve ve sebzeyi ne kadar erken başlarsanız ve ne kadar sık sunarsanız sevme ihtimali o kadar artıyor.

Çocuklar yeme şekillerine göre farklı gruplara ayrılıyor:

  1. “Öğrenenler”: Çocukların %40’ı bu gruba giriyor. Bu gruptaki çocukları besinler ile sık karşılaştırıp, yemesi konusunda kesinlikle baskı yapmadan, cesaretlendirici tutum takınmak işe yarıyor. Bir tabak değil, bir lokma ile başlanıp, başlangıçta sadece tadına bakması istenirse bu çocuklar o besini sevmeyi öğreniyorlar.
  2. “Tabak temizleyenler”: Çocukların %21’i bu gruba giriyor. Bu çocuklar önlerine sunulanı sevmeye hazır ve yeni tatları denemeye açıklar. Bu grupta genellikle sorun olmuyor.
  3. “Yemeyenler”: Çocukların %16’sı bu gruba giriyor. Bu gruptakiler 5 defa denedikleri gıdayı bile çoğunlukla sevmiyorlar. Çocukları yemeye zorlamak o besinden daha da uzaklaşmalarına, kusmalarına sebep oluyor. Dolayısıyla kesinlikle zorlamadan, bir besini 10-15 defa denemek ve denemeye erken yaşta başlamak gerekiyor.
  4. “Diğerleri”: Geriye kalan grupta besinden besine değişen yeme paterni görülüyor. Bazı besinleri bol tüketip, bazılarını hiç sevmiyorlar. Bu çocuklara besinlerin içeriklerini ve dengeli beslenmenin önemini öğretmek fayda sağlıyor.

Çocukların yemek seçimlerinde annelerin gebelik ve emzirme sürecinde yediklerinin de çok önemi var. Çünkü artık anne karnındaki bebeğin tat duyusunun geliştiği ve doğumdan sonra da emzirirken annenin yedikleriyle bu tat duyusunun zenginleştiği biliniyor. Bununla bağlantılı olarak da anne sütünün bir faydası daha gösterildi: anne sütü alan bebeklerde, mama alanlara göre yeme bozukluğu problemi daha az görülüyor. Bu nedenle gebelik ve emzirme sürecinde anneler ne kadar farklı besinler ve tatlar tüketirlerse ileride bebeklerinin ek gıdalara geçiş süreçleri de o kadar kolay oluyor.

Bazı çocuklarda “neofobi”, yani yeni şeyleri denemeye karşı, buna yeni tatlar da dahil, korku görülüyor. Bu durum 1-1.5 yaş civarı başlayıp 3 yaşa doğru artıyor ve çocukluk çağı boyunca devam edebiliyor. Eğer çocukta neofobi başlarsa bundan sonra yeni tatlara alışması zor oluyor. Bu nedenle “ ne kadar erken o kadar kolay; ne kadar sık deneme o kadar iyi sonuç”. Yemeyenler grubunda “yeme bozuklukları” daha sıklıkla ortaya çıkıyor. Yeme bozuklukları da kendi içinde 4 alt gruba ayrılıyor. Her grubun sebebi ve tedavisi birbirinden farklı. Bilinmesi gereken önemli nokta şu ki bu sorun kendiliğinden düzelmiyor, tedavisi mümkün ve erken başvuru bunu kolaylaştırıyor.

Dr. Gülben Efes

Yorum Yaz