Ana Sayfa
Yeni Doğan
Çocuk Sağlığı
Çocuk Şiirleri
Doktora Danış
Soru Ara
Son Cevaplar
Tüm Cevaplar
Sık Sorulanlar
Çocuğu Anlama
İletişim





SORUN Antibiyotik kullanımı
bebeğim 8 aylık. şimdiden 5 dişi çıktı 6. sıda yolda. bu yüzden çok sık grip oluyor (dr öyle söyledi). Bir ay önce antibiyotik kullandık. öylelikle iyileşti. şimdi yine hasta ve doktor iltihabı olmamasına rağmen yine antibiyotik verdi. işi şansa bırakmayalım dedi. Benim sorum şu; bir makalede hemen antibiyotiğe başvurmanın yarardan çok zarar getirebileceğini, hemen en ufak bir burun akıntısı veya öksürmede ilaç vermenin yanlış olduğu bebeği kendi haline bırakıp bağışıklığının kuvetlendirilmesine yardımcı olunması gerektiğini okumuştum. sizce antibiyotik kullanımının sınırları nelerdir. yani her hastalığında hemen ilaç kullanmak nekadar doğru? açıkçası bende hastalandığında hemen ilaç vermiyorum (yani 37 derece bir ateşte hemen ateş düşürücü vermiyorum nemli bezle ateşini düşürmeye çalışıyorum çoğunluklada düşüyor zaten) fakat bazı kimseler çocuğa acı çektirdiğimi düşünüyorlar ve hemen ilaç vermemi söylüyorlar. (ilk çocuğum olduğu için bişey bilmezmişim!) bu konudaki fikirlerinizi almak istiyorum. kısacası ben sizden ilaç kullanımıyla ilgili bilgi almak istiyorum.

teşekkürler kolay gelsin...
 
CEVAP Antibiyotik kullanımı
Anlaşılan bebeğinizin diş çıkarma sürecinin hızlandığı bir dönemdesiniz.
Bebekler diş çıkartırken dişetleri sürekli rahatsılık verdiği için ellerini, parmaklarını hep ağızlarının içine götürürler, sürekli dişetlerini ovalarlar.

Enfeksiyonların en kolay nasıl bulaştığını sorsam? Evet ellerle! En kolay mikrop transportu ellerle olur.

El yıkamada kim daha yetkin? Bizler mi henüz yürümeyi başaramayan, istediği yere istediği zaman gidemeyen bebekler, çocuklar mı?

Ne zaman el yıkanacağını onlar akıl edebilirler mi? Onların ellerinin her kirlendiği anı anneleri bile her seferinde yakalayabilir mi?

Biz yetişkinler ellerimizle işlerimizi görsek bile, yaşadığımız çevrede ellerimiz en kirli olan yere, zemine yine de bebekler ve çocuklardan uzak mı? Onlar ise tüm vücutlarıyla ve de elleriyle bizim sadece ayaklarımızla temas ettiğimiz zeminde bulunuyorlar mı? emekliyorlar, oturuveriyorlar. Neyle emekliyorlar? Elleriyle. E yerde ne bulurlarsa o minik elleriyle bir de ağızlarına götürmüyorlar mı?

Her zaman onların enfeksiyonlara en kolay kapıyı oluşturan ağız burunlarına götürdükleri ellerinin temiz olmasına dikkat edelim. Onlar yıkamayamaz. Biz yıkayalım. Bunu için kolonyalı, parfümlü mendilleri kullanmayalım. Bilhassa diş çıkarma döneminde daha sık yıkayıp temizleyelim.

Sadece ellerini değil, her gün sabah ekşam ılık suyla yüzlerini te yıkayıp temizleyelim. Kışın haftada en az iki defa banyo ettirelim. Bunlar mikropların vücutlarından uzaklaşmasını sağlar.

Yıkanabilir, sık sık oynadıkları, ellerine aldıkları, ağızlarına götürdükleri oyuncaklarını da yıkayıp temiz tutalım.

Her zaman kendilerini kendileri hasta etmezler. bizler de onlara mikrop bulaştırabiliriz. Dışardan gelirgelmez, ellerimizi yıkamadan, yüzümüz de temiz değilken onları alıp öpmeyelim. Hele bir de grip isek. Kendimizi tutup onlardan uzak durmaya çalışalım.

Buna rağmen hasta olabilirler. Çünkü hastalanmanın, enfeksiyon bulaşmasının tek yolu eller, temas, öpmek değil. En sık yolu eller.

İkinci yol hava yoludur. Az önce de onları hasta iken öpmeyelim derken, hasta iken onlarla mümkün olduğunca yakın olmamaya çalışalım. Onları grip olup öksüren, aksıran kişilerden uzak tutalım.

Yine de hasta olabilirler. çünkü onların o henüz mikroplarla karşılaşmamış vücutları bir çok mikrop için yeni tanışılacak bünyeler. Daha önce hiç karşılaşmadıkları mükroplara karşı elbet bağışık olamazlar. Bir karşılaşma hareketi oluşması normal. Bu bazen çok hafif bazen şiddetli olabilir.

Hangi mikropla karşılaşacağını önceden belirlememiz har zaman mümkün olmayabilir. Bu bazen bir virus, bazen bir bakteri, bazen bir parazit olabilir. Malum günümüz dünyasında artık insanların çoğu kalabalık kentlerde yaşıyorlar. Böyle olunca hastalıkların aynı ortamda bulunma olasılığı artar.

İşte aşılar bu nedenle kıymetli. Aşılarla onları hasta edebilecek mikroplarla hastalanmadan tanıştırarak o mikroba karşı bağışık hale getirmiş oluyoruz.

Ne yazık ki her mikrobun aşısı yok.

İşte aşısı olmayan bu mikroplar; virus olsun, bakteri olsun her an yeni olaylar yaratmak için fırsat kollarlar. Bizlere düşen mükroplara o fırsatları vermemek.

ANTİBİOTİK kullanımına gelince.
Bizim ülkemizde viral enfeksiyonları sadece o virus ile sınırlı kalmasının sağlamak her zaman mümkün olmuyor. Gerekli destek tedavisi ya zamanında alınmıyor ya da alınsa bile ülkemizde toplumsal genel jhijyen kurallarına topluca uyum biraz zayıf olduğu için ikincil bakteriel enfeksiyonlar kolay gelişiyor. Böyle olunca viral enfeksiyonların bir kısmında hastayı gördüğümüz anda ya da bir hafta sonra antibiotik kullanımı gerekiyor.

Siz bir hekime giderek en doğru davranışı yapmışsınız. O hekim de sizin okuyarak yeni bilgilendiğiniz o tür makaleleri ve çok daha geniş kitabi bilgileri, makaleleri ve araştırma yazılarını okumuştur. Haberdar olmamasına imkan var mı?

Sizdeki o makale bilgilerinin fazlasına sahiptir. Üstüne bir de tıp eğitimi belki de uzmanlık eğitimi alıp binlerce bu tarzda hasta görüp tedavi ederek sonuçlarını görme izleme imkanına sahip olmuştur.

Bizim ülkemizde insanlar hele bir de çalışmayıp konuşmaya çok zamanı olan insanlarımız (umarım kırıcı bir cümle geliştirmiyorumdur) eğitim almadıkları sahalarda, hatta uzmanlık gerektiren spesial sahalarda fikir, öneri söylemekten keyif duyuyorlar. Bu kolay bir ego tatmini yolu. Ama bu duğru bir yaklaşım şekli değil. Kendinden başka kişilere bilgi ve öneriyi ancak o konunun bilgi sahibi, eğitimli kişilerinin vermeeleri gerekiyor.

Yani, eğer siz bir hekime gittiniz ve o reçete yazıp kaşeleyip imzaladıysa muhakkak bu konuda yeterlidir, bilgilidir.

Genel kültür ne diyorsa desin. Geneldir. Kişiyi her zaman kapsayamayabilir. Her hastalık her kişide farklı hafiflik ya da ağırlıkta ortaya çıkar. Hastalığı değerlendiren hekim o hastalığın nasıl, ne kadar olduğunu, beraberindeki patolojileri değerlendirebilir.

İlaç kullanımı ile ilgili tutum ve davranışlar bireyseldir. bir hasta için uygun olan ilaç diğeri için uygun olmazken, birine verilen doz diğerine az ya da çok da gelebilir. Bunu hep her zaman muayeneyi yapan hekim karar verir.

Size önerim: Muayene olduğunuz hekimin önerileri neyse ona uymanızdır. Elbette hastanın kendisi veya annesi-babası hekimin önerdiği tedaviyi kabul etmek zorunda değildir. Kabul etmediği zaman hastalığın prognozu, yani ne olacağı konusundaki sorumluluğu kabul edip alternatif bir çözüm üretme işi kendisine düşer.

Umarım yazdıklarım bilgi paylaşımımızı sağlamış ve sizi aydınlatabilmişimdir.

Geçmiş olsun der sağlıklı günler dilerim.



Yasal Uyarı: Cocukdoktoru.Net'in içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. CocukDoktoru.Net sağlıkla ilgili konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.

Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden CocukDoktoru.Net sorumlu tutulamaz. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıyı kabul etmiş sayılır. Sitedeki bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilgi ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmelidir.








Ana Sayfa | Yeni Üye | Yeni Doğan | Çocuk Sağlığı | Çocuk Şiirleri | Enürezis | Soru Yaz | Soru Ara | Son Cevaplar | Tüm Cevaplar | Sık Sorulanlar | Çocuğu Anlama | Masaj Dünyası|İletişim
© Deniz Web - 2007