Çocuğun En Ciddi İşi Oyundur: Üsküdar Üniversitesi’nden Uluslararası Oyun Kongresi
Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşen Uluslararası Oyun Kongresi, oyunun çocuğun gelişimindeki hayati rolünü bilimsel verilerle ortaya koydu. Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Çocuğun en ciddi işi oyundur.”
“Çocuğun En Ciddi İşi Oyundur”: Üsküdar Üniversitesi’nden Uluslararası Oyun Kongresi
ÇOCUK DOKTORU / İSTANBUL
Oyunun Bilimsel ve Toplumsal Yönü Masaya Yatırıldı
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü, “Her Yerde ve Herkes İçin Oyun” temasıyla dikkat çeken Uluslararası Oyun Kongresi’ne ev sahipliği yaptı. 1-3 Haziran 2025 tarihleri arasında NP Sağlık Yerleşkesi ve Çarşı Yerleşke’de düzenlenen kongre, oyunun nörobiyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarını derinlemesine ele aldı.
Kongreye Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, Kongre Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, İstanbul Milletvekili Elif Esen, Brookings Enstitüsü’nden Sweta Shah ve dünyaca tanınmış psikoterapist Dr. Joanna Fortune gibi isimler katıldı.
“Oyunu Ciddiye Almak, Çocuğun Gelişimine Saygı Duymaktır”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yaptığı konuşmada oyunun yalnızca çocuklar için değil, yetişkinler için de yaşamsal bir faaliyet olduğunu belirtti. “Çocuğun en ciddi işi oyundur. Erişkinlerin de en ciddi işi, bir işi oyun kolaylığında ve tadında başarabilmesidir” diyerek, oyunun yaşlanmayı geciktirdiğini, hatta Alzheimer’a karşı koruyucu etkisi olabileceğini ifade etti.
Tarhan, nörobilimsel araştırmaların oyun sırasında dopamin ve serotonin gibi mutluluk hormonlarının salgılandığını kanıtladığını hatırlatarak, “Serotonin bir antidepresandır. Oyun, çocuklar ve yetişkinler için doğal bir antidepresan işlevi görür” dedi.
Savaşta Bile Oyun Vardı: Kurtuluş Savaşı’ndan Duygusal Bir Anı
İstanbul Milletvekili Elif Esen, babaannesinin Kurtuluş Savaşı yıllarında Haydarpaşa Garı’ndaki Kızılay çadırlarında kaldığı dönemden bahsederek, “Kızılay görevlileri ağızlarında yumurta taşıma gibi oyunlarla çocukların savaş travmasını hafifletmeye çalışmış” dedi. Esen, çocuklara yönelik çalışmaların siyasetin üzerinde olması gerektiğini vurgularken “Çocuk siyasetten büyüktür” mesajıyla partiler üstü bir bilinç oluşturmanın önemini anlattı.
Oyunun Gelişimsel Etkileri Bilimle Kanıtlandı
Prof. Dr. Tarhan, oyunun çocuğun ince motor becerilerinden duygusal zekâ gelişimine kadar birçok alanda doğrudan etkili olduğunu ifade etti. Duyu bütünleme testleriyle çocuğun motor ve sosyal becerilerinin oyun sırasında nasıl geliştiği objektif olarak ölçülebiliyor. Oyun yoluyla empati, sabır, paylaşım gibi değerlerin doğal yolla öğrenildiğini de vurguladı.
Dijitalleşme Tehlikesi: “Tablet Sessizliği”nin Bedeli Ağır
Tarhan, dijital oyunların çocukların sosyal ve dil gelişimini olumsuz etkilediğini vurgulayarak, “Tablet bir tür ucuz bakıcıya dönüştü. Ancak çocuk ne zaman ki ebeveynle aktif oyun oynamaya başlıyor, işte o zaman gelişim süreci yeniden hızlanıyor” dedi. Özellikle 4 yaş sonrasında dil gelişiminin yavaşladığını ve kalıcı bozuklukların görülebileceğini belirten Tarhan, ebeveynlerin bu konuda geç kalmaması gerektiğine dikkat çekti.
Oyun Hayatın Her Alanında Var
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, oyun kavramının yalnızca çocuklukla sınırlı olmadığını hatırlatarak, “Doğmadan önce anne karnında başlar, ölene kadar devam eder. Oynadıkça öğrenir, iletişim kurar, insani değerleri geliştiririz” dedi.
Oyunun Evrensel Dili: Herkes İçin ve Her Yerde
Kongre Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer ise Birleşmiş Milletler’in 11 Haziran’ı “Dünya Oyun Günü” ilan ettiğini hatırlatarak, “Oyun kültürleri, ekonomik şartları ve gelenekleri aşan evrensel bir dildir. Oyun, yalnızca çocuğun değil, yetişkinin de hakkıdır” dedi.
Ülküer, ebeveynlerin çoğunun oyun oynamayı unuttuğunu belirterek, “Çocuklar mış gibi oynayan yetişkinleri fark ediyor. Oyunbazlığı geri getirmemiz gerekiyor” sözleriyle ebeveynlere de çağrıda bulundu.
Eğlenceli Ama Öğretici: Oyun Beyni Geliştiriyor
Brookings Enstitüsü’nden Sweta Shah, oyun oynarken insanların beceri kazandıklarını fark etmediklerini ancak oyun sayesinde hem çocukların hem yetişkinlerin beyin gelişimlerinin sürdüğünü belirtti. Sweta Shah, “Oyun; pazar yerinde, sınıfta, sokakta yani her yerde eğitici bir araca dönüşebilir” dedi.
3 gün süren kongre boyunca, oyun ve gelişim, dijitalleşme, ebeveynlik, yaşlılıkta oyun gibi başlıklarda oturumlar ve atölye çalışmaları düzenlendi. Kongre, oyunun sadece çocuklukla sınırlı olmadığını; her yaşta, her durumda bireylerin gelişimini desteklediğini güçlü örneklerle ortaya koydu.













