Çocuk güvenliğinde duygusal güven ve iletişim uyarısı

Uzman Elif Türel, çocuk güvenliğinin sadece fiziksel önlemlerle değil; duygusal güven, sağlıklı iletişim ve kişisel sınır bilinciyle sağlanabileceğini belirtti.

Çocuk güvenliğinde duygusal güven ve iletişim uyarısı

AHMET TAŞ / ÇOCUK DOKTORU 

 İSTANBUL, TÜRKİYE —  İstanbul Rumeli Üniversitesi'nden Öğr. Gör. Elif Türel, çocuk güvenliğinin yalnızca fiziksel önlemlerle değil; duygusal güven, sağlıklı iletişim ve kişisel sınır bilinciyle sağlanabileceğini vurguladı.

Çocukların kendilerini güvende hissettikleri ve duygularını özgürce ifade edebildikleri bir aile ortamının koruyucu yaklaşımın temelini oluşturduğunu belirten Türel, güvenliğin bireysel bir kaygıdan öte toplumsal bir sorumluluk alanı olduğuna dikkat çekti. Risklerin ortaya çıkmadan fark edilmesi için önleyici stratejilerin geliştirilmesinin kritik önem taşıdığı ifade edildi.

Sağlıklı iletişim ve duygusal güven

Aile içi iletişimin çocuk güvenliğinde belirleyici bir rol oynadığını ifade eden Elif Türel, ebeveynlerin çocuklarını yargılamadan dinlemeleri gerektiğini belirtti. Cezalandırıcı veya korku temelli iletişim biçimlerinin çocukların yaşadıkları sorunları gizlemelerine yol açabileceğine dikkat çeken Türel, güvenli bir ilişkinin çocuktaki "sır saklama" ihtiyacını ortadan kaldıracağını vurguladı. Günlük sohbetler ve ortak etkinlikler aracılığıyla bağların güçlendirilmesi, çocuğun aileyi güvenli bir başvuru noktası olarak görmesini sağlamaktadır.

Kişisel sınır eğitimi erken yaşta başlamalı

Çocuklara bedenlerinin kendilerine ait olduğu bilincinin erken yaşlarda kazandırılması gerektiğini belirten Türel, özellikle 0–6 yaş grubuna yaşa uygun bir dille eğitim verilmesini önerdi.

  • Çocukların istemedikleri durumlarda “hayır” deme hakları olduğu öğretilmelidir.

  • Rahatsız edici bir durumla karşılaştıklarında nasıl yardım isteyebilecekleri anlatılmalıdır.

  • Gelişimsel özellikler nedeniyle olayları anlamlandırmakta zorlanan çocuklar için korku yaratmayan bir dil kullanılmalıdır.

Dijital güvenlikte rehberlik ön planda olmalı

Günümüzde çocukların dijital dünyadaki varlığının yeni risk alanlarını beraberinde getirdiğini ifade eden Türel, ebeveynlerin bu süreçte yasaklayıcı değil, rehberlik edici bir tutum sergilemesi gerektiğini dile getirdi. Ailelerin çocukların dijital deneyimlerine eşlik etmesi, yaşa uygun içerik seçmesi ve ekran süresini sınırlandırması dijital güvenlik açısından önemlidir. Ayrıca çocuklara kişisel bilgilerini paylaşmamaları ve tanımadıkları kişilerle iletişim kurmamaları gerektiği net bir şekilde öğretilmelidir.

www.cocukdoktoru.net