Öğrenmeyi Öğreten Öğretmen: Nasrettin Hoca’nın Farklı Eğitim Yöntemi
Nasrettin Hoca’nın derslere farklı yaklaşımı, öğrencilerin kendi kendilerine öğrenmesini sağlayarak müfettişin bile takdirini kazanmıştı.
YUSUF GÜNDÜZ / ÇOCUK DOKTORU / KONYA
Eğitim tarihinde farklı öğretim anlayışlarıyla akıllarda kalan öğretmenler vardır. Anadolu’nun efsanevi mizah ustası Nasrettin Hoca’nın öğretmenlik anıları üzerine anlatılan bir hikâye, bugün de eğitimde “öğrenmeyi öğrenme” yaklaşımına ışık tutuyor.
Derslere Girmiyor Gibi Görünse de
Bir gün sınıfa giren Öğretmen Nasrettin, öğrencilerine sorar:
— Çocuklar, bu derste neler yapacağız?
Öğrenciler “Bilmiyoruz öğretmenim” diye yanıt verince, Nasrettin Hoca da “O hâlde ben de bilmiyorum” diyerek sınıftan çıkar. Ertesi derste öğrenciler “Biliyoruz” der; Hoca da “Öyleyse yapın bildiklerinizi, bana gerek yok” diyerek yine çıkar.
Üçüncü derste öğrencilerin bir kısmı “Biliyoruz”, diğer kısmı “Bilmiyoruz” deyince, Nasrettin Hoca şu çarpıcı yanıtı verir:
— O hâlde bilenler bilmeyenlere öğretsin!
Müfettişin Soruşturması
Bu durumdan rahatsız olan müdür muavini, Hoca’nın derse girmediğini rapor eder. Rapor, müdür ve milli eğitim müdürü üzerinden müfettişe ulaşır. Müfettiş, sınıfa girip “4 Nisan günü üç saat üst üste derse girmemişsin” diye sorar. Ancak öğrenciler hep bir ağızdan karşı çıkar: “Hayır öğretmenim, derse girdi!”
Ders defterine bakan müfettiş, şaşkınlığa uğrar. Çünkü Hoca, deftere dersin işleyişini, öğrencilerin sorduğu soruları ve birbirlerine verdikleri yanıtları tek tek işlemiştir.
Sınavla Gelen Gerçek
Gerçeği öğrenmek için dört paralel sınıfı kütüphanede toplar müfettiş. Öğretmenler soru hazırlar, öğrenciler sınava girer. Sonuçlar incelendiğinde, Nasrettin’in sınıfındaki en düşük not bile diğer sınıfların en yüksek notundan yüksektir. Müfettiş, müdür ve muavine kınama cezası verir.
“Ben Öğrenmeyi Öğretiyorum”
Bir süre sonra müdür, Nasrettin’i makamına çağırarak sorar:
— Sen öğrencilerine nasıl ders veriyorsun?
Hoca’nın yanıtı düşündürücüdür:
— Ben kimseye ders vermem, bilgi de öğretmem. Ben sadece onlara öğrenmeyi öğretirim. Onlar kendi kendilerine öğrenirler, ben de keyfini yaşarım.
Modern Eğitime Yansıyan Ders
Nasrettin Hoca’nın bu yaklaşımı, günümüzde “öğrenmeyi öğrenme” ve “akran öğrenmesi” olarak adlandırılan modern pedagojik yöntemlerle birebir örtüşüyor. Öğrencilerin aktif katılımıyla, bilgiyi hazır almaktan çok kendi yollarıyla keşfetmeleri, onların kalıcı başarıya ulaşmasını sağlıyor.
Bu hikâye, yüzlerce yıl öncesinden günümüze taşınan bir eğitim anlayışının, çağdaş sistemlere ilham verecek kadar güçlü olduğunu gösteriyor.













