Çocukların Okula Gitmek İstememesinin Ardındaki Gerçekler

Çocukların okula gitmek istememesi, çoğu zaman okul düzeninin onların ilgi ve ihtiyaçlarına hitap etmemesinden kaynaklanıyor. İzmir’deki bir vakada, tiyatro kursuna yönlendirilen çocuk kısa sürede hem okul sevgisini hem de başarısını kazandı.

Çocukların Okula Gitmek İstememesinin Ardındaki Gerçekler

Çocukların Okula Gitmek İstememesinin Ardındaki Gerçekler

YUSUF GÜNDÜZ / ÇOCUK DOKTORU / İZMİR, TÜRKİYE

Bazı çocuklar için okula gitmek doğal bir yaşam parçasıyken, bazıları içinse zorlayıcı bir süreç haline gelebiliyor. Uzmanlara göre, özellikle üstün zekâlı ve farklı ilgi alanlarına sahip çocuklarda, okulun sunduğu ortam yeterince uyumlu değilse, çocuk bu rutini reddedebiliyor. İzmir’de yaşanan bir vaka, bu durumun çarpıcı bir örneğini ortaya koydu.


Okulu Bir Yaşam Kuralı Gibi Gören Çocuktan Direnişe

İzmir’in Urla ilçesinden gelen beş yaşındaki bir kız, önce okulu hayatın doğal bir parçası olarak kabul etmişti. Ancak haftada üç yarım gün okula gitmeye başlayınca, bu düzenin zorunlu bir yaşam kuralı olmadığını fark etti. Zekâsı sayesinde farklı bir yaşam biçiminin de mümkün olduğunu anlayan çocuk, okula gitmeye karşı direnmeye başladı.


Annenin Çabası ve İzmir’e Göç

Kızının daha iyi bir eğitim alması için İzmir’e taşınan anne, Hatay semtinde yeni bir hayat kurdu. Ancak burada da sorun devam etti; çocuk yine anaokuluna gitmek istemedi. Uzmanlar, çocuğun klasik okul düzeninde tatmin olmadığını ve daha yaratıcı, sanatsal ortamlara ihtiyaç duyduğunu belirterek, alternatif kurumların araştırılmasını önerdi.


Çözüm Tiyatro Sahnesinde Bulundu

Anne, Alsancak’ta bir tiyatro kursuna başvurdu. Yaş sınırı nedeniyle başta kabul edilmeyen çocuk, kurs müdürünün izniyle deneme sürecine alındı. İlk günden diğer çocukların arasına katılarak neşeyle oyunlara dahil oldu. Provalarda dikkat çekici bir performans sergileyen küçük kız, kısa sürede kursun favori oyuncularından biri haline geldi. Bu deneyim, onun okuldan kaçışını sanatsal bir alanda dönüştürmesini sağladı.


Akademik Başarıya Yansıyan Değişim

Terapilerle birlikte tiyatro kursuna katılan çocuk, 2008 yılı sonuna doğru diş gıcırdatma alışkanlığını bıraktı. İlköğretim okuluna başladığında ise bahçedeki oyun ortamını daha neşeli buldu ve sınıfına gönüllü olarak katıldı. Kısa sürede sınıfın en başarılı öğrencilerinden biri oldu ve ikinci sınıfa başarıyla geçti.


Uzmanlardan Öneri: Her Çocuğa Aynı Yol Uygun Değil

Uzmanlar, “Her çocuk aynı eğitim modeline uyum sağlayamaz” diyerek aileleri uyarıyor. Çocuğun yeteneklerini ve ilgilerini destekleyen sanatsal, sportif veya yaratıcı ortamlar, okul reddini aşmada etkili bir yöntem olabilir. Özellikle üstün zekâlı çocuklarda standart müfredatın ötesinde alanlara yönlendirme, hem ruhsal gelişim hem de akademik başarı için kritik rol oynuyor.


 

www.cocukdoktoru.net