DEHB Belirtileri 12 Yaşından Önce Başlıyorsa Dikkat!

DEHB’de erken tanının kritik olduğuna dikkat çeken uzmanlar, belirtilerin 12 yaşından önce başlayıp altı aydan uzun sürmesi gerektiğini belirtiyor. Tanı sürecinde aile, öğretmen görüşleri ve nöropsikolojik testler belirleyici rol oynuyor.

DEHB Belirtileri 12 Yaşından Önce Başlıyorsa Dikkat!

DEHB Belirtileri 12 Yaşından Önce Başlıyorsa Dikkat!

ÇOCUK DOKTORU / İSTANBUL

Hiperaktivite azalabilir ama dikkat eksikliği erişkinlikte kalıcı olabilir

Çocukluk çağının en sık görülen nörogelişimsel bozukluklarından biri olan Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), belirtileri ve etkileri itibarıyla sadece çocuklukla sınırlı kalmayan, yaşam boyu sürebilen bir durum olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre, DEHB tanısında en kritik unsurlardan biri, belirtilerin 12 yaşından önce başlamış ve en az altı ay sürüyor olması.

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, DEHB’nin tanı kriterleri, belirtileri ve ayırıcı tanı yöntemleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Hüseyin’e göre, DEHB'nin tanısı konulurken sadece bireyin değil, ailesi ve öğretmenlerinin de gözlemleri dikkate alınmalı.

Tanı için belirtilerin birden fazla alanda sorun yaratması gerekiyor

DEHB’nin temel belirtileri arasında dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik bulunuyor. Dr. Hüseyin, dikkat eksikliğinin unutkanlık, odaklanma güçlüğü, görevleri başlatmakta ve tamamlamakta zorlanma, konuşmaları takip edememe gibi sorunlarla kendini gösterdiğini ifade ediyor.

Hiperaktivite ve dürtüsellik ise yerinde duramama, huzursuzluk, sabırsızlık, sırasını beklemekte zorlanma, başkalarının sözünü kesme gibi davranışlarla öne çıkıyor. Hüseyin, bu belirtilerin yalnızca okulda değil, evde ve sosyal ortamlarda da sorun yaratması gerektiğinin altını çiziyor: “Belirtiler en az iki farklı yaşam alanında sorun oluşturmalıdır. Aksi halde tanı koymak mümkün olmaz.”

Erişkinlikte DEHB farklı şekilde kendini gösterebilir

DEHB, sanılanın aksine sadece çocuklukta görülen bir bozukluk değil. Dr. Hüseyin, erişkinlik döneminde hiperaktivite ve dürtüsellik belirtilerinin azalma eğiliminde olduğunu, ancak dikkat eksikliğinin daha belirgin hale geldiğini belirtiyor.

Erişkin bireylerde dikkat eksikliği, kıpırdanma, iç sıkıntısı, zaman yönetimi sorunları ve işlevsel bozulmalara neden olabiliyor. “Yaşam koşulları yetişkinlikte daha karmaşık hale geldiğinden, dikkat eksikliği işlevselliği daha fazla etkileyebiliyor,” diyen Hüseyin, bu nedenle erişkinlerde tanının daha karmaşık ve dikkatli yapılması gerektiğini ifade ediyor.

Ayırıcı tanı şart: DEHB, başka rahatsızlıklarla karıştırılabilir

DEHB tanısı konulurken dikkatli bir klinik değerlendirme süreci gerekiyor. Dr. Hüseyin, tanıda altın standardın ayrıntılı klinik görüşme olduğunu söylüyor. Bu süreçte hem bireyden hem ailesinden hem de öğretmenlerden bilgi alınması gerektiğini vurguluyor.

Bununla birlikte depresyon, anksiyete bozuklukları, bipolar bozukluk, yaygın gelişimsel bozukluklar, alkol-madde kullanımı gibi psikiyatrik hastalıklarla benzer belirtiler taşıyabildiği için ayırıcı tanı yapılması büyük önem taşıyor.

“DEHB’de dalıp gitme gibi belirtiler epileptik nöbetlerle karışabilir. Bu nedenle ihtiyaç halinde EEG gibi görüntüleme yöntemleri de tanıya destek olabilir,” diyen Hüseyin, özellikle eş tanıların tespit edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Ölçekler, testler ve aile görüşmeleri tanıyı destekliyor

Tanının yalnızca gözlemle değil, testlerle desteklenmesi gerektiğini belirten Dr. Hüseyin, nöropsikolojik testler, öz bildirim ölçekleri ve davranış gözlem formlarının günlük pratikte sık kullanıldığını aktarıyor. Bu yöntemler, belirtilerin şiddetini anlamada ve doğru tanı koymada klinisyene önemli ölçüde yardımcı oluyor.

Ayrıca, DEHB tanısı almış bireylerin çoğunda eş zamanlı başka psikiyatrik bozuklukların da bulunduğuna dikkat çekiliyor. Bu yüzden tanı sürecinde olası eş tanıların da göz önünde bulundurulması gerekiyor.

Erken tanı ve doğru yönlendirme çocukların geleceğini belirliyor

DEHB’nin erken yaşta tanınması ve doğru şekilde ele alınması, çocuğun akademik başarısı, sosyal ilişkileri ve psikolojik gelişimi açısından büyük önem taşıyor. Dr. Hüseyin’e göre, ebeveynlerin ve öğretmenlerin bu konuda bilinçlenmesi, erken müdahale fırsatlarını artırıyor.

Gecikmiş tanı, çocuğun okul başarısında düşüş, özgüven kaybı ve sosyal uyum sorunları gibi uzun vadeli olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, çocuğunda dikkat eksikliği, hareketlilik veya dürtüsellik belirtileri gözlemleyen ailelerin vakit kaybetmeden bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurmalarını öneriyor.

www.cocukdoktoru.net